MülakatSonsöz gazetesi

Puan Değil Başarı Sırasına Göre Tercih Yapın

Sonsöz Gazetesinden Sümer Taşkıran Hanım'a Verdiğim Mülakat

Puan Değil Başarı Sırasına Göre Tercih Yapın
مقابلةSonsöz gazetesi
Murat Anar · مقابلة
← جميع المقابلات

2026 YKS tercih sürecinin 29 Temmuz-10 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirileceğini belirten Eğitimci-Yazar Murat Anar, Gazetemiz SONSÖZ'e yaptığı değerlendirmede adayların puana değil başarı sıralamasına odaklanmaları gerektiğini söyledi. Yanlış tercihlerin bir ömür boyu pişmanlığa dönüşebileceğini vurgulayan Anar, yeni açılan yapay zekâ bölümlerinden okul birinciliği kontenjanlarına kadar tercih dönemine ilişkin tüm kritik ayrıntıları anlattı.

TERCİH HATASI BİR YIL DEĞİL, BİR ÖMRÜ ETKİLEYEBİLİR

2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarının açıklanmasının ardından gözler üniversite tercih dönemine çevrildi. 29 Temmuz-10 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek tercih sürecinde milyonlarca aday geleceğini şekillendirecek kararını verecek.

Eğitimci-Yazar Murat Anar, Gazetemiz SONSÖZ'e yaptığı özel değerlendirmede tercih döneminin yalnızca üniversite seçmekten ibaret olmadığını, aynı zamanda meslek ve yaşam tercihi anlamına geldiğini belirterek adaylara önemli uyarılarda bulundu.

Anar, tercih sürecinde bilinçsiz hareket edilmesinin telafisi güç sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.

PUANA DEĞİL BAŞARI SIRALAMASINA GÖRE TERCİH YAPIN

Adayların ellerinde iki önemli veri bulunduğunu belirten Anar, bunlardan birinin puan, diğerinin ise başarı sıralaması olduğunu söyledi.

Her yıl sınavın zorluk derecesine göre puanların değişebildiğine dikkat çeken Anar, üniversite tercihlerinde asıl belirleyici unsurun başarı sıralaması olduğunu vurguladı.

"Tercih yaparken puan yerine mutlaka başarı sıralaması esas alınmalıdır." diyen Anar, yanlış değerlendirme yapılmasının adayları istemedikleri bölümlere yönlendirebileceğini söyledi.

"YETER Kİ GELSİN" ANLAYIŞI EN BÜYÜK HATA

Tercih döneminde yapılan en büyük yanlışlardan birinin "Yeter ki bir yere yerleşeyim." düşüncesi olduğunu ifade eden Anar, bu anlayışın birçok öğrenciyi mutsuz ettiğini dile getirdi.

Yanlış tercih nedeniyle bazı öğrencilerin kayıt yaptırmadığını, bazılarının ise bölümü yarıda bıraktığını belirten Anar, mezun olduktan sonra iş bulamayan veya sevmediği mesleği yapmak zorunda kalan çok sayıda genç bulunduğunu söyledi.

Bir yıl daha hazırlanmanın bazen yanlış tercih yapmaktan çok daha doğru bir karar olabileceğini belirten Anar, adayların geleceklerini aceleyle şekillendirmemeleri gerektiğini ifade etti.

ORTAÖĞRETİM BAŞARI PUANI DETAYINA DİKKAT

Tercih yapacak adayların Ortaöğretim Başarı Puanı konusunda da dikkatli olmaları gerektiğini söyleyen Anar, tercih yapıp yerleşen ancak kayıt yaptırmayan ya da kayıt yaptırıp gitmeyen adayların ertesi yıl OBP'nin yüzde 50 kesintiyle hesaplandığını hatırlattı.

Bu nedenle tercih listesinin bilinçli hazırlanmasının büyük önem taşıdığını kaydetti.

MESLEĞİ TOPLUM DEĞİL, ADAY SEÇMELİ

Toplumdaki algının öğrencileri yanlış yönlendirebildiğini ifade eden Murat Anar, özellikle sayısal alanda derece yapan öğrencilerin sürekli tıp fakültesine yönlendirildiğini belirtti.

Ancak öğrencinin ilgi alanı, kişilik özellikleri ve mesleğe yatkınlığının çok daha önemli olduğunu söyleyen Anar, "Kan görmekten rahatsız olan veya hekimlik yapmak istemeyen bir öğrenciyi sadece puanı yüksek diye tıp fakültesine yönlendirmek hem öğrenciye hem de ülkeye zarar verir." değerlendirmesinde bulundu.

KONTENJAN DEĞİŞİKLİKLERİ İYİ ANALİZ EDİLMELİ

2026 yılında birçok bölümün kontenjanında önemli değişiklikler yapıldığına dikkat çeken Anar, adayların bu değişimleri mutlaka incelemesi gerektiğini söyledi.

Yeni açılan bölümlerin henüz mezun vermediğini belirten Anar, buna rağmen geleceğin meslekleri arasında yer alan alanlarda ilk mezun olmanın önemli avantaj sağlayabileceğini ifade etti.

ÖN LİSANS BAŞARISIZLIK DEĞİLDİR

Toplumda iki yıllık programların başarısızlık olarak görüldüğünü ancak bunun doğru olmadığını belirten Anar, birçok ön lisans programının iş bulma oranı ve maaş açısından dört yıllık bölümlerden daha avantajlı olabildiğini söyledi.

Ön lisans mezunlarının Dikey Geçiş Sınavı (DGS) ile lisans tamamlama imkanına da sahip olduğunu hatırlattı.

YURT DIŞI SEÇENEĞİ GÖZ ARDI EDİLMEMELİ

Başarı sıralaması istediği bölüme yetmeyen adaylar için yurt dışındaki üniversitelerin önemli bir alternatif olabileceğini belirten Anar, özellikle YÖK tarafından tanınan ve denklik verilen üniversitelerin tercih edilebileceğini söyledi.

Ancak adayların eğitim maliyetlerini mutlaka hesaplaması gerektiğini de sözlerine ekledi.

VAKIF ÜNİVERSİTESİ BURSLARIYLA İLGİLİ YANLIŞ BİLİNENLER

Tam burslu vakıf üniversiteleriyle ilgili en büyük yanlış bilginin bursun başarısızlık halinde tamamen kesileceği yönündeki düşünce olduğunu belirten Anar, bunun doğru olmadığını ifade etti.

Dersten kalınması halinde yalnızca ilgili dersin ücretinin ödendiğini, bursun kesilmediğiniy belirterek bu konuda YÖK güvencesi bulunduğunu söyledi.

MESLEK LİSELİLER EK PUAN HAKKINI İYİ DEĞERLENDİRMELİ

Meslek lisesi mezunlarının tercih yaparken ek puan avantajlarını iyi analiz etmeleri gerektiğini ifade eden Anar, özellikle alanlarıyla ilgili ön lisans programlarında önemli avantajlar bulunduğunu söyledi.

Lisans tercihlerinde ise yalnızca adayın alanıyla ilgili bazı MTOK programlarında öncelik sağlandığını, bunun dışındaki birçok bölümde diğer adaylarla aynı şartlarda meslek liselilerin yarıştığını kaydetti.

YÖK'TEN ORGANİZE SANAYİ HAMLESİ

YÖK'ün organize sanayi bölgelerinde faaliyet gösteren meslek yüksekokullarının kontenjanlarını yaklaşık iki kat artırdığını belirten Anar, bunun öğrencilerin uygulamalı eğitim almasını sağlayacağını ve istihdam açısından önemli fırsatlar oluşturacağını ifade etti.

OKUL BİRİNCİLERİNE ÖZEL AVANTAJ

Okul birinciliği kontenjanının önemli bir fırsat olduğuna dikkat çeken Anar, okul birincilerinin kendi kontenjanları içerisinde değerlendirilmesi sayesinde normal sıralamayla kazanılması zor olan programlara yerleşebildiğini söyledi.

Bu hakkın yalnızca mezun olunan yıl kullanılabildiğini de hatırlattı.

100 BİN BAŞARI SIRALAMASI OLAN ADAY NASIL TERCİH YAPMALI?

Örnek bir tercih stratejisi de paylaşan Anar, yaklaşık 100 bin başarı sıralamasındaki bir adayın;

İlk 5 tercihini 60-80 bin aralığından,

6-10. tercihlerini 85-99 bin aralığından,

11-20. tercihlerini 100-120 bin aralığından,

Son 4 tercihini ise 121-140 bin aralığından oluşturabileceğini belirtti.

Bu yöntemin hem riskli hem de garanti tercihler arasında dengeli bir liste oluşturacağını ifade etti.

2026'NIN YENİ BÖLÜMLERİ DİKKAT ÇEKİYOR

Bu yıl yükseköğretimde teknoloji odaklı birçok yeni bölümün ilk kez öğrenci kabul edeceğini söyleyen Anar, lisans düzeyinde Tarih ve Yapay Zekâ, Felsefe ve Yapay Zekâ, İşletme ve Yapay Zekâ, Finansal Teknoloji, Biyoteknoloji ve Genetik, Paramedik ve Balıkçılık Teknolojisi gibi bölümlerin açıldığını belirtti.

Ön lisansta ise Yapay Zekâ Destekli Web Tasarımı ve Kodlama, Yapay Zekâ Destekli Tasarım ve Animasyon, Mobil Güvenlik Teknolojileri, Dijital Oyun Teknolojileri, İlaç Üretim Teknolojisi başta olmak üzere birçok yeni programın öğrencilerle buluşacağını söyledi.

HUKUKTA TABAN BAŞARI ŞARTI DEĞİŞTİ

Anar, başarı sıralaması şartı bulunan bölümler arasında yalnızca hukuk fakültelerinde değişikliğe gidildiğini belirterek taban başarı sıralamasının 125 binden 100 bine yükseltildiğini ifade etti.

Diğer başarı sıralaması şartı bulunan bölümlerde ise herhangi bir değişiklik yapılmadığını söyledi.

YAPAY ZEKA VE SİBER GÜVENLİK YÜKSELİŞTE

2026 yılında kontenjanı en fazla artan bölümlerin teknoloji alanında olduğunu belirten Anar, Yapay Zekâ Mühendisliği, Siber Güvenlik Mühendisliği, Nanoteknoloji Mühendisliği, Yazılım Mühendisliği ve Elektrik-Elektronik Mühendisliği programlarında önemli kontenjan artışları yaşandığını söyledi.

Buna karşılık hukuk, eczacılık, diş hekimliği, psikoloji ve mimarlık bölümlerinde kontenjanların azaltıldığını belirten Anar, YÖK'ün iş gücü piyasasının ihtiyaçlarına göre planlama yaptığını ifade etti.

"UZMAN GÖRÜŞÜ ALMADAN KARAR VERMEYİN"

Tercih döneminde bilgi kirliliğinin arttığını söyleyen Murat Anar, üniversite adaylarının sosyal medyada dolaşan kulaktan dolma bilgiler yerine güvenilir kaynaklardan ve alanında uzman kişilerden destek almaları gerektiğini vurguladı.

Anar, sözlerini şu çağrıyla tamamladı:

"Üniversite tercihleri sadece dört yıllık bir eğitim sürecini değil, yaşamınızın önemli bir bölümünü şekillendirecek bir karardır. Bu nedenle araştırın, sorgulayın, acele etmeyin ve tercihinizi gerçekten isteyerek yapın."

المصدرSonsöz gazetesi

Orijinal yayın veya video kaydını yeni sekmede görüntüleyebilirsiniz.

Kaynağa git ↗
Mülakat / SöyleşiMurat Anar

Eğitim, kültür, Türk dünyası ve sivil toplum üzerine konuşmalar ve değerlendirmeler.