Azerbaycan ve Özbekistan: Tarihi Kardeşlikten Ebedî Dostluğa
Azerbaycan ile Özbekistan arasındaki ilişkiler yalnızca diplomatik ilişkilerin tarihiyle sınırlı değildir. Bu ilişkiler, yüzyılların sınavından geçmiş ortak hafıza, dil, kültür ve manevi değerler üzerine kurulmuştur. Her iki halkı birleştiren Türk kimliği, benzer millî gelenekler ve dinî yakınlık, ilişkilerin temelini oluşturmaktadır. Bu açıdan Azerbaycan-Özbekistan ilişkilerini klasik devletlerarası iş birliği modelinden ziyade kardeşlik ilişkilerinin bir örneği olarak değerlendiriyorum.
Tarih boyunca halklarımız zor ve karmaşık dönemlerde birbirlerine destek olmayı başarmıştır. 20. yüzyılın 30'lu yıllarında yaşanan baskılar ve siyasi represyonlar sırasında binlerce Azerbaycanlının Özbekistan'da sığınacak yer bulması, bu kardeşliğin en bariz örneklerinden biridir. Aynı zamanda, 1966 yılında Taşkent'te meydana gelen yıkıcı depremden sonra şehrin yeniden inşasında Azerbaycanlı uzmanların ve işçilerin aktif katılımı, iki halk arasındaki dayanışmanın canlı bir tezahürü olarak tarihe geçmiştir. Bugün de Özbekistan'da yaşayan on binlerce Azerbaycanlı, ülkenin sosyo-politik ve ekonomik hayatında aktif rol oynayarak dostluk köprüsünü daha da güçlendirmektedir.
Bağımsızlık döneminde ise bu ilişkiler yeni bir aşamaya geçmiştir. 2 Ekim 1995 tarihinde diplomatik ilişkilerin resmî olarak kurulmasıyla iki ülke arasındaki iş birliğinin hukuki temeli oluşmaya başlamıştır. Kısa süre içerisinde karşılıklı büyükelçiliklerin faaliyete geçmesi ve üst düzey ziyaretlerin yoğunlaşması, ilişkilerin hızlı gelişmesine ivme kazandırmıştır.
Özellikle Özbekistan'ın ilk Cumhurbaşkanı İslam Kerimov'un 1996 yılında Azerbaycan'a gerçekleştirdiği resmî ziyaret ve bu ziyaret çerçevesinde imzalanan çok sayıda belge, ikili ilişkilerin stratejik temellerini belirlemiştir. Ardından Millî Liderimiz Haydar Aliyev'in Özbekistan'a gerçekleştirdiği ziyaret, bu ilişkileri daha da derinleştirerek siyasi diyaloğu yeni bir seviyeye taşımıştır. Bu karşılıklı güven ve dostluk geleneği bugün de başarıyla devam ettirilmektedir.
Günümüzde Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in yürüttüğü politika sonucunda Azerbaycan-Özbekistan ilişkileri niteliksel olarak yeni bir aşamaya yükselmiştir. Aynı zamanda Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile kurulan samimi ve karşılıklı güvene dayalı ilişkiler, iş birliğinin genişletilmesinde önemli rol oynamaktadır. Devlet başkanlarının düzenli görüşmeleri ve imzalanan belgeler, ülkelerimiz arasındaki stratejik ortaklığın güçlendiğini açıkça göstermektedir. Bunu ülkelerimiz arasında imzalanmış 170'ten fazla belge de kanıtlamaktadır.
İki ülke arasındaki iş birliği yalnızca siyasi alanla sınırlı değildir. Ticaret, ekonomi, insani ilişkiler, eğitim ve kültür alanlarında da ilişkiler hızla gelişmektedir. Hükümetlerarası komisyonun faaliyetleri bu yönde önemli bir mekanizma rolü oynamaktadır.
Ülkemizin dış politikasındaki öncelikli yönlerden biri de Orta Asya ülkeleriyle ilişkilerin daha da güçlendirilmesidir. Özbekistan bu açıdan özel bir öneme sahiptir. Orta Asya'nın en büyük devletlerinden biri olan ve hızla gelişen Özbekistan ile Azerbaycan arasındaki karşılıklı ilişkiler özellikle son yıllarda istikrarlı bir şekilde genişlemektedir. Aynı zamanda iş birliği, Türk Devletleri Teşkilatı gibi çok taraflı platformlar çerçevesinde de başarıyla sürdürülmektedir.
Kültürel-insani ilişkiler ise bu ilişkilerin en derin katmanını oluşturmaktadır. Büyük düşünürler Alişir Nevai ve Nizami Gencevi'nin eserleri halklarımız arasında manevi bir köprü rolü oynamıştır. Nevai'nin “Hamse”sini Nizami'nin geleneklerinden ilham alarak kaleme alması, bu kültürel bağın sembolik bir ifadesidir. Hem Bakü'de Nevai'nin hem de Taşkent'te Nizami'nin anıtlarının dikilmesi, bu karşılıklı saygının açık göstergesidir.
Bugün Azerbaycan ve Özbekistan arasındaki iş birliği yeni bir içerik kazanarak daha geniş bir coğrafyayı kapsamaktadır. Özellikle yeşil enerji, ulaşım, lojistik ve altyapı alanlarında hayata geçirilen ortak projeler, gelecekteki iş birliğinin temel yönlerini belirlemektedir. Üçlü ve çok taraflı girişimler bölgede istikrarın ve kalkınmanın sağlanmasına hizmet etmektedir.
Özbekistan'ın Azerbaycan'ın toprak bütünlüğüne verdiği kararlı destek de ilişkilerin stratejik niteliğini bir kez daha teyit etmektedir. Karabağ çatışması döneminde Azerbaycan'ın haklı tutumunun savunulması, ayrıca işgalden kurtarılan bölgelerde yürütülen yeniden imar ve kalkınma çalışmalarına verilen katkılar, bu kardeşliğin gerçek ifadesidir. Nitekim Özbekistan, 14 Mart 2008 tarihinde BM Genel Kurulu'nda oylamaya sunulan “Azerbaycan'ın işgal edilmiş topraklarındaki durum” başlıklı karar tasarısına lehte oy veren tek Orta Asya ülkesi olmuştur. Ayrıca 31 Mart 2021 tarihinde Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi'nin video konferans formatında gerçekleştirilen gayriresmî Zirve Toplantısı'nda Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Azerbaycan'ı Karabağ'ın geri alınması ve tarihî adaletin yeniden tesis edilmesi dolayısıyla tebrik etmiştir. Fuzuli'de inşa edilen Mirza Uluğ Bey adına okul ise halklarımız arasındaki dostluğun sembolüne dönüşmüştür.
2022 yılında Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Özbekistan'a gerçekleştirdiği ziyaret sırasında Taşkent'in merkezinde Millî Lider Haydar Aliyev'in anısına adanmış köşenin açılışı, Özbekistan halkının Azerbaycan halkının Büyük Liderinin hatırasına ve bütün halkımıza yönelik gerçek kardeşlik ilişkisinin tezahürüdür.
Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in 23-24 Mart 2004 tarihlerinde bu ülkeye gerçekleştirdiği devlet ziyareti sırasında “Azerbaycan Cumhuriyeti ile Özbekistan Cumhuriyeti arasında stratejik ortaklığın daha da güçlendirilmesine ilişkin Bildiri” imzalanmıştır. Stratejik ortaklık ilişkilerinin temelini atan söz konusu belgede tarafların geçmiş Karabağ çatışmasının barışçıl yollarla çözülmesine ve BM Güvenlik Konseyi'nin ilgili kararlarının ve AGİT'in kararlarının uygulanmasına kesin destek verdikleri ifade edilmiştir.
Özbekistan'ın Azerbaycan'daki Olağanüstü ve Tam Yetkili Büyükelçisi Bahrom Aşrafhanov, 2024 yılında Bakü Devlet Üniversitesi'nde Azerbaycan'da Özbekistan'ın Bilim ve Kültür Günleri'ne adanan etkinlikte gazetecilere yaptığı açıklamada şunları söylemiştir: “Özbekistan her zaman Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini desteklemiştir, desteklemektedir. Özbekistan Cumhurbaşkanı'nın girişimiyle kardeş Azerbaycan halkına hediye edilen okulun inşasını örnek gösterebiliriz, çünkü bunun çok derin bir felsefi anlamı vardır. İnsanın eğitim alması için bilgi gereklidir, bilgi insana güç verir ve sorunlarını çözmesine yardımcı olur. Söz konusu bilgi ve beceriler sayesinde kendi ülkesinin çıkarlarını da savunabilecek, ülkesinin imajını yükseltebilecektir. Umuyoruz ki o okulda eğitim alacak kişiler kardeş halklar arasındaki güçlü dostluk ilişkilerinin pekiştirilmesi için çaba gösterecek ve Azerbaycan'ın çıkarlarını dünyanın her yerinde savunacaklardır.”
2025 yılında her iki ülkenin cumhurbaşkanlarının farklı aylarda birbirlerinin ülkelerine gerçekleştirdikleri resmî ziyaretler de dostluk ve kardeşlik ilişkilerini bir kez daha kanıtlamıştır.
Cumhurbaşkanı İlham Aliyev aynı yıl Özbekistan Millî Haber Ajansı'na verdiği röportajda, “bütün bu karşılıklı ziyaretlerin Azerbaycan-Özbekistan ilişkilerinin hem ikili düzeyde, hem de Orta Asya ve Hazar bölgesi de dâhil olmak üzere ortak bir coğrafi alanda yeni ortaklık fırsatlarının hayata geçirilmesi açısından tüm alanlarda güçlendirilmesine önemli bir ivme kazandırdığını” belirtmiştir.
2026 yılı ise Azerbaycan-Özbekistan kardeşlik ilişkilerinin daha da güçlenmesi açısından önemli gelişmelerle hatırlanmıştır. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Özbekistan'a gerçekleştirdiği ziyaret ve ülkede üst düzeyde ve büyük bir saygıyla karşılanması, iki kardeş halk arasındaki ilişkilerin samimiyetini ve stratejik ortaklığın derinliğini bir kez daha ortaya koymuştur.
Ziyaret kapsamında Azerbaycan ile Özbekistan arasında Ebedî Dostluk Antlaşması'nın imzalanması, iki ülke arasındaki ilişkilerin tarihinde önemli bir aşama olmuştur. Bu belge, Azerbaycan ve Özbekistan'ı birleştiren tarihî, millî ve manevi bağların devletlerarası ilişkilerde de ebedî nitelik taşıdığını teyit eden önemli bir adım olarak değerlendirilebilir.
Ziyaretin önemli anlarından biri de Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Buhara şehrinde bulunan İsmail Samani Türbesi'ni ziyaret etmesi ve burayla tanışması olmuştur. Bu ziyaret, Azerbaycan ve Özbekistan halklarını birleştiren zengin tarihî-kültürel mirasın bir başka sembolik ifadesine dönüşmüştür.
Aynı zamanda, birinci hanımların Özbekistan'daki İslam Medeniyeti Merkezi'ni ziyaret etmesi, ziyaretin manevi ve kültürel boyutunu daha da zenginleştirmiştir. Bu görüşme ve ziyaretler, Azerbaycan ile Özbekistan arasında yalnızca siyasi ve ekonomik değil, aynı zamanda ortak tarihe, kültüre ve manevi değerlere dayanan güçlü kardeşlik ilişkilerinin mevcut olduğunu bir kez daha göstermiştir.
Bütün bu gerçekler, Azerbaycan-Özbekistan ilişkilerinin yalnızca bugünün değil, aynı zamanda geleceğin stratejik iş birliği modeli olduğunu söylemeye imkân vermektedir. İmzalanmış çok sayıda belge, oluşturulmuş güçlü hukuki temel ve karşılıklı siyasi irade, bu ilişkilerin sürdürülebilir gelişimini güvence altına almaktadır.
Sonuç olarak, ortak tarihe, kültüre ve değerlere dayanan Azerbaycan-Özbekistan ilişkileri bugün yeni jeopolitik gerçeklikler çerçevesinde daha da güçlenmektedir. Bu ilişkiler yalnızca iki ülkenin değil, bir bütün olarak Türk dünyasının gelişimine önemli katkılar sağlamaya devam etmektedir. Karşılıklı güvene dayanan kardeşlik ilişkilerimizin gelecekte daha da derinleşeceğine ve halklarımızın refahına hizmet edeceğine şüphem yoktur.
“Şərq” Gazetesi'in Muhabiri ve Gazeteci
Banuçiçek Kalbaliyeva

